MAHİR ÜNSAL ERİŞ-ÖBÜRKÜLER

Bir gün yazlıkta oturuyorum. Mavi Kız Kahve Çocuk’u yazdığım zamanlar. Yalnız hikâye tamamen farklı o zamanlar. Başarısız bir aşığın, ilkokul yıllarından beri dedesinin yanına gelen Almancı bir kıza duyduğu aşkın başarısızlıklar üzerine kurulu komik hikâyesini yazıyorum. Yine Eleni Mavron var, Zeki var ama konu Mavi Kız Kahve Çocuk’un konusu değil; hatta ve hatta kitabın adı bile daha konmamıştı o zamanlar. Abim, “Şu hikâyeyi okusana.” diyerek bir kitap uzattı: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde. Daha önce adını duymadığım bir yazarın hikâye kitabı. İletişim Yayınları’ndan çıktığından bir kalite eşiğinin üzerinde olduğunu düşündüğüm için hemen aldım elime. Dediği Hikâyeyi okudum, güzel bir tat bıraktı ağzımda. Bir öykü kitabı olduğu için baştan başlama kaygısı gözetmeden rastgele bir hikâyeyi daha okudum.

İlk hissettirdikleri gayet olumlu hislerdi. “Vay be” demiştim, “adam hikâyeciliği kıvırmış.” Ama benim için daha da önemlisi bana bir konuda ilham vermiş olmasıydı. Benim yazı yazma pratiğimi bilenler bilir,  şiirden romana geçtiğim için çok fazla benzetme kullanırım. Bir durumu anlatacaksam herkesin bildiği başka bir durum üzerinden açıklayarak anlatırım. Romancılığa ilk başladığım zaman benzetmenin dozunu fazla kaçırdığımı düşünüyordum. Acaba bu okuru sıkacak mıydı? Böyle bir endişe taşıyordum. Metinleri biraz daha düz yazabilmek için otosansür uyguluyordum kendime. Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde kitabında Mahir Ünsal Eriş’in de benzetmelerin gözünü çıkardığını görünce biraz olsun içim rahatlamıştı. Gözü tırmalamayı bir yana bırakın, anlatıma kuvvet dahi veriyordu bu benzetmeler. Ve hatta benzetmeleri çok fazla görmek sıkıcı olmasından ziyade “bu duyguyu ben de biliyorum” hissi uyandırıyordu okurken. Yazarla bir duygudaşlık yaratıyordu. Bu sayede benzetmelere uyguladığım otosansürü kaldırmama vesile olmuştur.

Not:

Benzetme: Bir nesneyi, bir kavramı imgede canlandırmak için nitelikçe daha üstününe benzetme sanatıdır.

Mevzubahis olan kitaba gelecek olursak; Öbürküler Destek Yayınları’nın kardeş yayınevi olan Kara Karga Yayınları’ndan çıkan bir öykü kitabı. Kitabın görselinde ilk dikkat çeken durum M.K. Perker’in illüstrasyonları ile hayat bulmuş olması. Bu konuda gerçekten yetkin bir kalem. Güzel bir kapak tasarımı olmuş.

Kitapta, insanın bir diğerine sözlü olarak dört, bilemedin beş dakikada anlatacağı bir öykü işlenmiş. Bu kadar kısa bir hikâye nasıl koca bir kitaba dönüşüyor sorusunu duyar gibiyim. Bu da hikâyecinin marifeti olsun. Mahir Ünsal Eriş bu kısacık hikâyeyi birkaç farklı insanın gözünden anlatarak hem olayı bütün açılarıyla görmemizi sağlıyor hem de anlatıma bir hareket katıyor. Dili artık kendine özgü denilecek kadar özgün. Üç kitabını okuyan biri bir yerde bir yazı gördüğünde ihtimaldir ki Mahir Ünsal Eriş’in yazdığını tahmin eder.

Kitap 60’lı yıllarda Niğde’den İstanbul’a iş sebebiyle göç eden çekirdek ailenin yeni evlerinde başına gelen komik bir anıyı anlatıyor. Ayrıca yazar eserinde, insanın basit korkularıyla yüzleşmek yerine onları hurafe sosuna batırarak başından def etmeye kalktığında nasıl yenilmez bir düşman yarattığını işlemek istemiş. Başarmış da… O zamanın sokakları, evleri, insanları, otogarları, yolculukları… Her şey o zamana ait. Bir plak sesi gibi…

Kitabı okuduğunuzda yeni kelimelerle tanışıyorsunuz. Benim gibi yeni kelime öğrenme aşığıysanız kitaptan fazlaca yeni kelime öğreneceksiniz. Kelime bilgisi ne kadar güzel olursa dil o kadar etkin kullanılır. Bu sebeple bu tarz kitaplar insana güzel egzersiz oluyor.

Ezcümle; Türk insanı olarak şiir konusunda nekrofiliz. Şiiri, hayatta olmayan şairlerin hegemonyasına soktuğumuzdan beri topyekûn şiiri mezarlıklara hapsettik. Onu gömdük. Oysa şiir yaşayan bir şeydi. İnsan gibi… Kötü olsa da yaşamalıydı. Yeniden dirilir mi? Bilmem. Öykü ve öykücülük konusunda da aynı hataya düşmemeliyiz. Hâlâ Mahir gibi yazan insanlar varken onları desteklemek bence bir görevdir. Mükemmel mi? Değil belki ama güneş altında olsak bile onda bir ışık olduğu aşikâr.

facebook.com/berkerokan twitter.com/BerkerOkan youtube.com/berkerokan instagram.com/berkerokan

YORUM YAP


*Nezaket ve dilbilgisi kurallarına uyarak, zaman ayırıp düşüncenizi paylaştığınız için teşekkürler. Yaptığınız yorum onaylandıktan sonra ilgili sayfada yayınlanacaktır.



Back to Top