TABUTTA RÖVAŞATA-DERVİŞ ZAİM

Geçmişi işlediği türlü suçlar nedeniyle sürekli işkence görerek ve nezaretlerde geçen Mahsun Süpertitiz (Ahmet Uğurlu) orta yaşta bir evsizdir. Kapısını açamayacağı araç soyamayacağı bina neredeyse yoktur. Bazen soğuktan donmamak bazen de yalnızca zevk için araba, otobüs hatta ambulans çalmışlığı vardır. Bu sebeple emniyet civarda kuş kaybolsa Mahsun’dan biliyordur. Hatta sırf bu sebeple haksız işkence görmüşlüğü bile vardır. Yalnız Mahsun’u diğer hırsızlardan ayıran ve izleyiciye sempatik gösteren tarafı yaptığı hırsızlıkları mülkiyet edinmek ya da para kazanmak için yapmamasıdır. Gece yarısı çaldığı araçları sabah silip temizleyip aynı yerine bırakır Mahsun. Reis (Tuncay Kurtiz) emniyet yetkililerinin de zorlamalarıyla Mahsun’a yeni bir sayfa açmaya karar verir. Gececi kahvesine borçlarını kapatır. Hatta kahvede bir iş bulur onun için. Mahsun da bu şansı iyi değerlendirir. Gözlerinin feri parlamaya başlar. Hatta kahvenin tuvaletini işleterek kazandığı üç-beş kuruş para ile arkadaşlarına içki sofrası bile kuracak kadar gönlü geniştir onun. Ne var ki bu geniş gönle onun ile beraber akşamcı kahvesinde müdavim olan eroin bağımlısı “yazar kadın” (Barış Cellioğlu) düşmüştür. Aşkın sıcaklığı ile iyiden iyiye ısınan Mahsun hayata bir kanca atarak toplumun normlarına uyan bir birey olarak yaşamaya başlar. Hatta kendini odasına ait hisseder. Bir evi olduğunu bir işi olduğunu içselleştirir. Bir gün sevgilisi olarak benimsediği kadının ona açtığı odasında sırf para kazanmak için başka bir erkekle birlikte olmasıyla çılgına döner. Hayata attığı kancayı tutan ip kopar ve tek tek güçlükle dizdiği taşları bir kerede elinin tersiyle iter. Uyuşturucu komasına giren sevgilisini önce kovmak ister ama yufka yüreği izin vermez. Onu istediği yere götürür dönüşünde baygın olan kızın soğuktan donmaması için Reis’in teknesini çalar ve denize açılırlar. Sevgilisini seyre dalmışken seyir halinde olduğunu unutan Mahsun kayalıklara çarparak tekneyi haşat eder ve dayandığı tek duvar olan Reis’i bu sayede kaybeder. Bir gün önce sahip olduğu her şeyi kaybeder ve eski haline geri döner. Aşk her şeye değer (dengesini bozar ve devirir) sözünü kanıtlayan film 1996 yapımı ve 90 dakikadır. 

YORUM YAP


*Nezaket ve dilbilgisi kurallarına uyarak, zaman ayırıp düşüncenizi paylaştığınız için teşekkürler. Yaptığınız yorum onaylandıktan sonra ilgili sayfada yayınlanacaktır.



Back to Top