KASABA-NURİ BİLGE CEYLAN

Pastoral bir film bizi karşılıyor ve temel olarak dört bölümden oluşuyor. Yönetmen ilk sahnesinde doğal bir sınıf ortamına bizi sokuyor ve bu yapmacıksız ortamda bizi toplumsal gerçekçi bir zemine çekiyor. Beslenmesi kokan çocuğun fakirliği, sınıfa geç gelen çocuğun çoraplarını sobanın üzerine asması, pencereye gelen kedi ve havada uçuşan tüy hepsi bir doğallığın sonucu filmin içinde yerini almış. Filmin başrol oyuncularından olacağı belli olan kız çocuğunun yanına kardeşini de katarak yaptıkları doğa keşfi yaparak ailesinin yanına giderken yaptığı yolculuk beni, seni, onu hepimizi çocukluğumuzla beraber onların peşine takıyor. Bu yolculuk mısır tarlası içinde bir akşamüstü son bulduğunda bir aile meclisi karşılıyor onları.  Bu mecliste çocukların, babanın ve dedenin olduğu 3 kuşak mevcut ayrıca ayırmak istersek kadın-erkek ve köylü-kentli, yaşlı-genç gibi birçok çatışmayı da gözleyebiliriz. Rus yazarın düşünce sistemiyle bezenmiş konuşmalar ile kendimizi hep tanıdığımız, bildiğimiz ya da varlığını hissettiğimiz çatışmaların içinde buluyoruz. Son bölümde ise yarı düş yarı gerçek bir âlemin içinde buluyoruz kendimizi. 82 dakika ve siyah beyaz çekilen film yönetmenin ilk uzun metraj filmi olma özelliğini taşıyor. 

YORUM YAP


*Nezaket ve dilbilgisi kurallarına uyarak, zaman ayırıp düşüncenizi paylaştığınız için teşekkürler. Yaptığınız yorum onaylandıktan sonra ilgili sayfada yayınlanacaktır.



Back to Top